Sarachane Meydanı ve Gençliğin Arayışı Üzerine
Sarachane’deki eylemlerde en çok dikkatimi çeken şey, farklı toplumsal kesimlerden gelen gençlerin aynı alanda buluşabilme iradesiydi. Bu ülkenin siyasal tarihinde çok sık rastlanan bir manzara değil bu. Aynı miting alanında bir yanda yaşamın dayattığı uyuşukluğa karşı öfkesini içinde biriktirmiş gençler ile yıllarca halk hareketlerine karşı yedeklenmiş "ülkücü" gençler, bir yanda kendini sosyalist gelenekten besleyenler, bir yanda ise daha çok seküler yaşam tarzı üzerinden bir karşı duruş geliştirenler ...
Hepsinin ortaklaştığı bir şey vardı: Bu gidişata karşı bir arayış, adalet talebi, söz hakkı istemi ve geleceğe dair bir itiraz. Bu haliyle, ilk bakışta bir umut olarak görülebilir, nitekim öyledir de. Fakat daha derinden bakıldığında, bu birlikteliğin nasıl bir toplumsal zemine oturduğu, neye yaslandığı ve nereye evrileceği daha da önemli hale geliyor.
Burada bence altı çizilmesi gereken en önemli şey, gençliğin siyasetle kurduğu ilişki biçiminin değişmekte olduğudur. Kendi dar kimliklerinden çıkıp daha geniş bir toplumsal çerçevede buluşma çabası, yeni bir siyasal duyarlılığın ipuçlarını veriyor. Ama bu duyarlılık henüz olgun bir politik bilinç düzeyine ulaşmış değil. Tepkiyle düşünce arasında sıkışıp kalmış bir hâl var.
Gençliğin bu tepkisel birikimi, eğer doğru bir politik hatta kavuşmazsa, kısa sürede sistemin farklı kanallarına akıtılıp etkisizleştirilebilir. Daha önce defalarca yaşandı bu. O yüzden mesele sadece “bir araya geldiler” diyerek sevinmek değil, bu karşı duruşun içeriğini nasıl derinleştireceğimiz, hangi talepler etrafında kalıcılaştırabileceğimizdir.
Ben bu tür buluşmalarda esas olarak şu soruyu soruyorum: Bu gençler nasıl bir toplum hayal ediyor? O hayalin öznesi kim? Sadece haklı olmayı değil, aynı zamanda örgütlü ve etkili olmayı da gözeten bir siyasal yönelime ihtiyaç var.
Siyasi partiler bu gençliği izlemekle yetinemez. Onların dilini anlamaya, taleplerini gerçekten ciddiye almaya ve onları dönüştürerek siyasal bir programa taşımaya mecburlar. Aksi hâlde gençler kendi yolunu kendi bulur – ama o yol her zaman devrimci olmayabilir.
Sarachane’deki fotoğraf, bu ülkenin gençliğinin hâlâ “bir araya gelebilme” iradesini koruduğunu gösteriyor. Fakat bundan sonrası için asıl mesele, o iradeyi yalnızca duygusal bir çıkış olmaktan çıkarıp, politik bir mücadele çizgisine dönüştürebilmekte. Çünkü meydanlar güzeldir ama kalıcı olan örgütlü bilinçtir.
Uğur Aktepe
Yorumlar
Yorum Gönder