Genel Grev Üzerine: Bugün ve Yarına Dair Bir Değerlendirme

Bugün sokaklarda yankılanan öfke, adaletsizlik karşısında sessiz kalamayanların çığlığıdır. Ancak bu çığlığın taşıyıcısı olan toplumsal kesimlere baktığımızda, işçi sınıfının büyük ölçüde süreci dışarıdan izlediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Emekçi kitle, yaşananları anlamlandırmaya çalışıyor; henüz kendi tarihsel rolünü üstlenmiş değil. Bu durumda, sokakta boy gösteren enerjinin ağırlıklı olarak gençlikten ve küçük burjuva kesimlerden geldiğini tespit etmek gerekir. Üniversite öğrencileri, lise öğrencileri yaşam tarzını korumaya çalışan seküler kalabalıklar... Kimi zaman cesur, kimi zaman dağınık bir karşı koyuş söz konusu.

Peki bu manzara içinde “genel grev”, “genel direniş” gibi kavramları telaffuz etmek ne anlama gelir?

Öncelikle, bu kavramların nesnel koşulları ile bugünkü toplumsal ve sınıfsal gerçeklik arasında bir açı olduğu açıktır. 12 Eylül darbesiyle başlayan ve AKP rejimiyle zirveye ulaşan karşı-devrim süreci, işçi sınıfını örgütsüzleştirmiş, sendikal mücadeleyi zayıflatmış, üretim alanlarını parçalayıp güvencesizleştirmiştir. Bugün işyerlerinde siyasal tartışmalar yürütmek şöyle dursun, temel haklar dahi patronların keyfi uygulamalarına karşı savunulamaz durumdadır. Bu koşullarda genel grev, sadece çağrısı yapılan bir eylem biçimi değil, aynı zamanda bir örgütlülük düzeyinin ifadesidir. Oysa bugün o düzeyde değiliz.

Ancak bu, bu kavramların anlamını yitirdiği anlamına gelmez. Aksine, bugünden bu sözleri dile getirmek bir zorunluluktur. Çünkü sınıf hareketi, suskun olduğu dönemlerde bile kendi dilini unutmamalıdır. Genel grev bir eylem planı olmanın ötesinde bir bilinç alanıdır. Bu hattı terk etmek, geleceği teslim etmek anlamına gelir.

Bugünkü görevin adı, sokakta patlayan öfkeyi sınıfla buluşturma görevidir. Bu kolay değildir ama mümkündür. Gençlikte yankı bulan adalet ve özgürlük taleplerinin, iş yerlerinde yankı bulması için köprüler kurmak gerekir. Bu köprülerin taşları da ancak sabırlı örgütlenme, yüz yüze temas ve sınıfın gündelik dilini konuşma iradesiyle döşenir.

Sonuç olarak, “genel grev” bugünün değilse bile yarının sloganıdır. Bu yüzden bugün onu telaffuz etmek değerlidir. Çünkü sınıf mücadelesi, sadece olanla değil, olabilecek olanla da yapılır..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tüketimden Gelen Gücümüz"